TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, Elips TV Youtube kanalında gazeteci Ömer Şahin’in sunduğu ‘Portreler’ programının konuğu oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta seçimi kazanacağını savunan Bülent Arınç’ın hayat pahalılığı ve başörtülü polislerle ilgili sözleri ise yeni bir tartışmayı alevlendirecek gibi görünüyor. “Ahlak olmadan dindarlık veya İslamiyet olmaz.” ifadesini kullanan Bülent Arınç “Ahlak olmadan dindarlık veya İslamiyet olmaz. Bugün ben dindarım diyen ben imam hatipliyim diyenlerin hiçbir yolsuzlukla anılmaması lazım. Hiçbir suç örgütü ile anılmaması lazım” diye konuştu. İşte Bülent Arınç’ın açıklamalarından bazı satır başları…
Dindarlık algısında bir geriye gidiş mi var?
– Oruç tutuluyor ama tutmayanların sayısı da artıyor. Bir de teravih namazına giden kişi sayısı çok azaldı. Eskiden yer bulmadığımız için seccade ile teravih namazına giderdik. Yer bulmadığımızda seccadeyi koyacak uygun yer arardık. Camii avlusunda ya da dışarıda teravih namazı kılardık. Bir sekülerleşme içerisindeyiz. Toplumda sekülerleşme artıyor.”
Toplum neden sekülerleşiyor? Dindarlık neden azalıyor, neden dinden uzaklaşma artıyor?
– Belki bir kaç sebebi var. Dört şıklı bir soru dersek, son şıkı hepsi diye biter. Bunun eğitim sistemi ile ilgisi olabilir, görsel yayınlarla ilgisi olabilir, lüks bir hayat, seküler bir hayat yaşama özlemi olabilir. Dinin siyasallaşması da mutlaka önemli bir etkendir. Bu bir yaradır içimizde, kendi içimizde bunu belki konuşuyor olabiliriz ama bunun yakın zamanda pek bir çaresi de görünmüyor. Bu konuda çok önemli yatırımlara bir an evvel başlamak lazım.
Mesela dindarlık azalıyor ve bunun dört maddesi var dediniz bu maddelerden birisi ‘CHP yüzündendir’ diyemeyiz herhalde?
– Hayır, diyemeyiz tabi. Güzel bir söz var; inandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanırsınız. İslam’ın güzel ahlak olduğunu bilmemiz gerekir. Ahlak olmadan dindarlık veya İslamiyet olmaz. Eskiden güzel ahlakımızla örnek olurduk. İslam ahlaktır güzel ahlaklı olmak gerekir.
– Bugün ben dindarım diyen ben imam hatipliyim diyenlerin hiçbir yolsuzlukla anılmaması lazım. Hiçbir suç örgütü ile anılmaması lazım. Kavmiyet asabiyeti ne kadar kötü ise imam hatip asabiyeti de o kadar kötüdür.
– Hak yalnız benim mesleğimdir denilmemeli, denilirse karşı taraf reddedilmiş oluyor. Bugün de gördüğümüz gibi ‘sen zilletsin’ sen şöylesin, sen böylesin deniliyor. Bunlar bizimle aynı ülkeyi paylaşan insanlar, aynı evi paylaşan insanlar. Olaki benim oğlum ya da benim gelinim karşıdakilerin sahip olduğu inanca sahip, bu da çok normal. Çünkü eski aile ya da aşiret yapımız kalmadı. Yani siz, kendi ailenizdeki insana kötü sözler söyleyemezsiniz.
– Bugün İslamiyet anlayışı ya da Müslümanlık anlayışı çok sorgulanır hale geldi. Bazı profesörlerimiz hangi İslam? Nasıl İslam? Sorusunu sorarak videolar yayınlıyorlar. Bunun için enstitüler kuruldu. İslamiyet’teki ilk fıkıh anlayışının bugün değişimlere uğradığını görmemek hala katı bir taassup içerisinden karar verebilmek, ya İran modeline ya da selefi modeline götürecek noktalara geldi.
– Bir Hizbullah anlayışının sahip olduğu Müslümanlığı ile DAEŞ’in sahip olduğu Müslümanlığı Allah bizden uzak tutsun. Biz onları hiçbir şekilde benimsemiyoruz ve yakıştırmıyoruz kendimize ama hala onları ideal noktada gören Hz Peygamber zamanında böyleydi diyerek birisinin arkasından gidenler var.
– Yani İslam’ı temsil ediyorum iddiasında olanların sadece üzerindeki cübbesine ve başındaki sarığına bakmamamız lazım. Piyasayı bunlar dolduruyor ve bunların her yaptığı konuşma bizden bir şeyler götürüyor.
– Başörtülü bir polisin başörtülü kadına zulüm ettiği bir ülkede kime ne anlatabilirim. Başörtüsü için eşiyle, kızıyla mücadele etmiş bir insan olarak bugün başörtüsünü kurtarmış ama pek çok şeyini kaybetmiş insanlarla muhatap olmaktan üzülüyorum. Başörtüsüne biz Allah’ın emri diye sahip çıktık.
– Çevremizdeki insanlar bize; ‘bu gidişle 500 TL de verseniz et bulamazsınız’ dediler. Tarım ve Orman Bakanlığının başında işini bilen çok sevdiğimiz bir insan var. Vahit (Kirişçi) bey bu işin çaresini bulacaktır ama kısa vadede ne kadar bulacak onu bilemiyorum. Vahit Kirişçi bu işin çilesini çekendir. Geçmişte Polonya’dan veya diğer ülkelerden et ithal ederek bugünü görmeyenlerin hatalı olduğunu söylüyorum.
– Eskiden 70 TL’ye doldurduğunuz file 500 TL’ye dolmuyorsa bir şey var kardeşim bunu görmezden gelmeyin. Sorunu kabul etmek lazım. Bu dürüstlüktür. Halka, pahalılık var, bunun makul sebepleri var diyebilmek gerekir. Ben bunların hepsini çözeceğim bana güvenin diyebilmek lazım.
– Millete güven vererek, onların daha sabırlı olmasını istersin. Pahalılık varken birisi çıkıp; ‘pahalılık yok bu bir psikolojik olaydır’ dedi. Ben o zaman daha çok kızdım.
– Hanımla pazara çıkıyoruz. Pazar yerlerindeki fiyatlar bazen marketlerin de üzerinde. Günün sonunda bu krizi üç harfliler diyerek marketlere bağladılar. Yapmayın, bu kadar basit değil bu olay. Bunun sebebi maliyet enflasyonudur. Maliyet artıkça bunların fiyatı da artar.

İstanbul’da TOKİ kura çekimi heyecanı! Erdoğan: ‘Kiralık Sosyal Konut uygulamamızı ilk kez İstanbul’da başlatıyoruz’
İstanbul’da TOKİ kura çekimi heyecanı! Erdoğan: ‘Kiralık Sosyal Konut uygulamamızı ilk kez İstanbul’da başlatıyoruz’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehter Marşı’nı protesto eden CHP’lilere Ahmet Kaya şarkısıyla tepki gösterdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştü
Murat Kurum’dan Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki
Erdoğan ve Trump’tan kritik telefon görüşmesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Musevi vatandaşların Hamursuz Bayramı’nı kutladı
Hakan Fidan’dan yoğun telefon diplomasisi