De Riviere, BM Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Mavi Hat’ta gerginliğin ele alınacağı kapalı oturum öncesine basına açıklama yaptı.
Fransa’nın artan gerginlikten derin endişe duyduğunu, gerginliği azaltmak ve kapsamlı savaşı engellemek konusunda kararlı tutumunu sürdürdüğüne işaret eden de Riviere, tüm taraflara itidal ve uluslararası insancıl hukuka saygı durmaları çağrısında bulundu.
De Riviere, BMGK’nin 1701 sayılı kararı uyarınca tarafların Mavi Hat’ta uymaları gereken çerçevenin açık olduğunu ifade ederek, Fransa’nın bu kararın uygulanması için taraflarla irtibatını sürdürdüğünü dile getirdi.
“İsrail-Lübnan sınırında kapsamlı savaş, iki ülke ve bölge için felaket olur.” uyarısını yapan de Riviere, tarafların BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) personelinin güvenliği ve hareket serbestisini de güvence altına alması gerektiğinin altını çizdi.
De Riviere, gelecek günlerde UNIFIL’in görev süresinin uzatılması hususunu ele alacaklarını bildirdi.
BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararı, İsrail’in Mavi Hat’tın gerisine çekilmesini ve bu hat ile Lübnan’daki Litani Nehri arasındaki bölgenin silahsızlandırılmasını, burada sadece Lübnan ordusu ve Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücüne (UNIFIL) ait silah ve askeri araç gerecin bulundurulmasını öngörüyor.
Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri ve İsrail ile sınır olarak belirlenen Mavi Hat arasındaki neredeyse tüm bölgeler 2000 yılından bu yana Hizbullah’ın güçlü askeri nüfuzu altında bulunuyor.
Gazze Şeridi’ne 7 Ekim 2023’ten bu yana saldırılarını sürdüren İsrail, kuzey sınırında da Lübnan Hizbullahı ile çatışıyor.
İsrail ile Lübnan arasında “Mavi Hat” olarak tabir edilen sınır hattında son haftalarda gerginlik tırmanıyor.


İngiltere, askeri uzay filosu kuruyor
İngiltere, askeri uzay filosu kuruyor
İngiltere Başbakanı Burnham, erken seçim ve ikinci İskoçya bağımsızlık referandumu ihtimallerini reddetti
İngiltere’de terör saldırısı girişimi: Beş kişi tutuklandı
İngiltere’de Palestine Action protestosunda Ed Miliband’a “Yasağı kaldırın” çağrısı
Erdoğan, Guterres’le görüştü: “Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan hiçbir öneri netice vermeyecek”